Reklam 728x90

Bir Falcının Kendi Kaleminden Hayatı 6. BÖLÜM ZATLAR ( Mistik Abla )


Bir Falcının Kendi Kaleminden Hayatı
6. BÖLÜM ZATLAR ( Mistik Abla ) 


Hatırlatma;
Dediğini yaptım ve 10 dakika kadar okumalarını yapıp sonrasında Besmele çekti ve örtüyü kaldırdı. Örtüyü kaldırdığında  Ali Abi'nin  çarpılmış yüzünün düzelmiş olduğunu gördüm ! gözlerime inanamadım ve nasıl sevinçliyim!!! Süleyman Amca, işaret parmağını dudaklarımın üzerine koydu ve susss, sakın konuşma ,yoksa bu dili bağlarım.'' Sen söyle bakalım 'İslamın şartı kaç'' dedi ...Ben cevap verememiştim ve ne demek istediğini bilmediğimden  yine ne olduğuna anlam verememiştim...
Her hayırda bir şer mi yoksa her şerde bir hayır mı vardı acaba ???

-- 6.BÖLÜM -- ZATLAR

  O günden sonra Ali Abi'nin de düzelmesi ile birlikte herşey daha pozitif yönde değişmeye başlamıştı...Süleyman Amca hemde Nurten Teyze bana artık çok daha sevecen ve şefkatli davranıyorlardı, onlar tarafından sıkça ödüllendiriliyordum. Öyle ki yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmiyordu, neredeyse uyumadan uyumaya kendi evimdeydim.

Aslında onlarla zaman geçirmek için kendimce sebeplerim de vardı. Annem evde bebek bakıcılığına başlamıştı ,bebeğin adı Nazlıydı ve üstelik adı gibi Nazlı olan sürekli ilgi isteyen bir bebekti .Ben henüz 6 yaşında olmamdan dolayı bir hayli kıskanıyordum, bu yüzden karşı dairemizde bulunan Süleyman Amcam ve Nurten Teyzem bana herkesten yakın geliyordu, ben de onlardan daha çok şefkat ve ilgi görebilmek için onlara bu durumu kullanarak ajitasyon yapıyordum. Aslında bu durum onlar içinde iyi olmuştu diye düşünüyordum çünkü evlerinde bir ses, bir neşe olmuştum bu iki sevimli ihtiyarın... 


    Bir sabah yine gözlerimi açar açmaz Nazlı bebeğin sesi ile uyandım...Annesi her sabah 6 da getirir akşam 6 da teslim alırdı...Neyse öyle bir ağlıyor ki yatağımın içerisinde oradan oraya dönüp duruyorum ama uyuyamıyorum. Yastığımı da alıp anneme ''ben gidiyorum ''diye tepkimi vererek karşı daireye geçtim.Nurten Teyze  böylelikle benim yüzümden uyanmış olsa da Süleyman Amca belki de hiç uyumamış olmasından dolayı odasında çalışmalarını ve okumalarını yapıyordu.
Beni kapıda görünce ''gel torunum gel '' dedi ve bende elimdeki yastıkla beraber yanına gittiğimde bana '' hayırdır uyumaya mı geldin '' dedi ve güldü... Bende '' evet Süleyman Dede, Nazlı geldi ve yine ağlıyor hiç sevmiyorum şu bebeği ve anneme kızıp size geldim '' dedim...Süleyman Amca ;-''Peki kahvaltıyı yapalım da canın isterse öyle uyursun'' dedi ve bende başımla onayladım...


      Nurten Teyzem mutfakta bazlama yapmaya başlamıştı, bu kadın gerçekten inanılmaz lezzetler ortaya çıkarıyordu ve aç olmasam bile bir tek onun yaptıklarını yiyebiliyordum.Hazırladığı kahvaltılar, bazlamalar, gözlemeler,börekler, mantılar, yufka ekmekler öyle güzeldi ki, bir de üşenmez her gün çeşit çeşit yapardı tam bir Kayseriliydi canım Nurten Teyzem... 


''Kahvaltının hazırlanmasına vakit var'' dedi Süleyman Amcam ve ekledi;- ''torunum ,bak biz seninle çok güzel vakit geçiriyoruz, seni çok seviyoruz ve sen bizim evimizin neşesi oldun, hatta evlatlarımızdan daha ötesin bizim için '' dedi ve yüzüme, gözlerime baktı sonra başını önüne eğdi. Ben '' ne oldu Süleyman Dede '' dedim çünkü bir anlam verememiştim ve ne diyeceğini de kestiremiyordum...''Sana zatları göstermenin vakti geldi'' diye devam ettiğinde ise ben sevinçten sözünü bölüp Nurten Teyze'ye müjdemi vermeye gitmiştim bile...Nurten Teyze mutfak tezgahının başında bazlama pişirirken ''Gerçekten mi Süleyman '' dedi ve Süleyman Amca ise '' tabi ki ,artık vakti geldi Allah'ın izniyle'' dedi ve''fakat sen henüz subhaneke bile bilmiyorsun, seninle ayet okumamız ve bazı zikirler çekmemiz gerekecek bunları eksiksiz yerine getirmeliyiz '' diye bitirdi cümleyi ve kara kara düşünmeye başlamıştı...


Birkaç dakikalık sessizlikten sonra ise ;'' neyse ben okurum sen tekrarlarsın artık '' diyince sevindim, çünkü gerçekten bu kez kararlıydı beni zatlar ile tanıştıracaktı!
Nurten Teyze, kahvaltıyı güzelce hazırlayıp önümüze koymuştu fakat kahvaltıda birbirileri ile bakışıp,yine sessizliğe bürünmeleri de gerçekten tuhaftı..Oysa ki yemekte genellikle sohbet ederler, neşelenirlerdi ama şu anda sessizlerdi ve kahvaltı bitene dek bu sessizliği 15-20 dakika süresince korudular...


Kahvaltı bittiğinde '' hadi torunum '' dedi yer sofrasından besmele ile kalktı ve  Nurten Teyze'ye de bir leğen su ile tuz getirmesini söyledi, sonra çalışma odasının yolunu tuttuk ve Nurten Teyzeyi bekledik.

Büyük siyah bir leğen ve içinde bir leğen dolusu su elinde Nurten Teyze geldi ve leğeni odanın orta yerine bıraktı. Süleyman Hoca tuz poşetini aldı ve leğenin etrafında beyaz bir halka oluşturdu. ''Gel torunum Özlem, tam leğenin önüne otur'' dedi ve dizimi kırıp hemen usulca oturdum. Suyun içerisinde kırmızı renkli safran mürekkebinden 6 kez damlattı ve sonra Nurten Teyze'den siyah çarşafı istedi...
Nurten Teyze ile Süleyman Amca başımdan aşağı çarşafı örttüler, su dolu leğenle birlikte beni karanlığa hapsetmiş gibiydiler sanki ve ''korkuyorum '' dedim. ''Korkma torunum, biz hep yanındayız, sen şimdi dediklerimi tekrarla '' dedi ve başladı.

***(Bu kısımda seans esnasında okunan ayet ve dualardan hatırlayabildiğim kadarı ile bahsettim,, beklenmedik bir etki olmaması için lütfen dışınızdan okumayın hatta atlamanızı öneririm sorumluluk şahsıma ait değildir! )***

***** ''Euzü billâhi mineş şeytânir racim” , “Euzü billâhi mineş şeytânir racim” , “Euzü billâhi mineş şeytânir racim”  sırası ile söyledik sonra  “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm”, “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm”, “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm”, “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm” ,“Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm”, “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm” ,“Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm” dedik...''Süleyman Hoca, tamam torunum şimdi ben okuyacağım'' dedi ve Sad Suresi, Enbiya suresi, Kamer Suresi,Kenzül Arş Suresinin bazı ayetlerini okuduktan sonra 7 kez Cin Suresi okudu ve
“Ey Allah ve Resulünün emir ve yasaklarına itaat eden mümin zatlar,kimler bana hayır üzerine yardım ederseniz Allah da onlara yardım etsin”
“Ey Allah ve Resulünün emir ve yasaklarına itaat eden mümin zatlar, kimler bana hayır üzerine yardım ederseniz Allah da onlara yardım etsin”


“Ey Allah ve Resulünün emir ve yasaklarına itaat eden mümin zatlar, kimler bana hayır üzerine yardım ederseniz Allah da onlara yardım etsin” diye söyledi.
Sonra bana ''Torunum Özlem tekrarla dedi ve tok sesi ile “ahsenellahü ilâ men ahsene ileyye min ervâhil mü'minîn”, “ahsenellahü ilâ men ahsene ileyye min ervâhil mü'minîn”, “ahsenellahü ilâ men ahsene ileyye min ervâhil mü'minîn” ,.“ye saf dîş”, “ye saf dîş” ,“ye saf dîş”,“bikatlamediyş”,“bikatlamediyş”,“bikatlamediyş” diye tekrarladıktan sonra,“Tezdâdu bihâ sirran ve alâ sirriküm esselâmü aleyküm eyyühel ervâhut tâhireti min cânnil mü'minîn” okuduk...****

Süleyman Amca bana ''korkma elini suyun içerisine sok bak bakayım suda birşey var mı'' dedi. Bende elimi suyun içine daldırdığım gibi avucuma birşeyler geldi ve suyun içerisindekileri avuçlayıp çarşafın dışındaki Süleyman Amca'ya uzattım...Sonra  “Esselamu Aleykum” , “Esselamu Aleykum” , “Esselamu Aleykum”  diye 3 farklı ses geldiğinde Süleyman Amca çarşafı başımdan aldı ve parmağı işe işaret etti bakmam için ve söyle dedi  “Aleyküm Selam”,“Aleyküm Selam”,“Aleyküm Selam”. Duvar kenarındaki yer minderlerinde üzerlerinde siyah cübbe olan, 2 erkek 1 kadın olmak üzere tenleri grimsi, morumsu 3 adet ihtiyar oturuyordu. Onları görünce gülümsedim ve ''biz çağırdığımız için mi geldiniz '' dedim ve şaşkınlık içerisinde adım adım yaklaştım. Kadın olan bana '' hep buradayız, biz seni görüyoruz sen bizi göremiyorsun, sen Süleyman Dedeciğinden hep bizi göstermesini istedin ve o davet ettiği için sanada göründük , gel hadi'' dedi ve elini uzattı. Yaşlı kadının elleri oldukça küçük, yumuşaktı, pamuk gibiydi fakat çok soğuktu, gözleri sarımsı gri bir renkteydi, diğer erkeklerin gözleri ise simsiyahtı  gözlerinde beyaz görmemiştim ve el pençe divan Süleyman Amcanın önünde ayakta duruyorlardı...


Birkaç dakika birbirimizi izledikten sonra çenem açılmaya başlamıştı ve sordum, ''Teyze zatlar ne demek '' ,o  da bana ''cin topluluğu zatlardan oluşur, biz iyi müslüman cinlerdeniz '' dedi.Tabi o yaşta insanın aklı almıyor ve normal karşılıyor tüm bu olanları...''Peki benim adım Özlem, senin de adın vardır değil mi '' dediğimde ''benim adım Şara ve bunu kimseye söyleme'' dedi  gözlerime bakarak,'' sen güzel gözlü beyaz ceylan gibisin'' dedi ve beni sevgi ile sarmaladı, birkaç saniye sonrasında  kalkıp evin içerisinde oradan oraya ışık hızında hareket etmeye başlayarak üçü birden yok olup gittiler...


Ben şaşkınlıkla bakakaldıktan sonra Nurten Teyze ve Süleyman Amca gülümseyerek yanıma doğru geldiler ''bak orada minderde yanında oturuyorlar '' dediler. Gerçekten minderlerin üzeri çökük duruyordu lakin üzerinde kimsecikleri göremiyordum artık.

-DEVAMI GELECEK-

 @mistikabla instagram hesabından takip edebilirsiniz TIKLA

5. BÖLÜMÜ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ>>

Sosyal medyada paylaşmak için tıklayın;

Yorum Gönderme

9 Yorumlar

  1. Her bir bölümü ile heyecanlı ve sürükleyici bir yazı dizisi, gerçekten emeğinize sağlık Mistikabla, Allah yolunuzu açık etsin.Amin

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Allah razi olsun hocam 🙏 Sizinde yolunuz her daim açık ve aydınlık olsun dilerim😇

      Sil
  2. Anonim2/9/19

    ABONENİZ OLDUM İNANINKİ TAKİPTEYİZ CANLAR

    YanıtlayınSil
  3. Anonim2/9/19

    Yine süperdi teşekkürler

    YanıtlayınSil
  4. Anonim22/9/19

    bugün gördüm ve hepsini okudum sabahı zor ettim ya emeğinize sağlık

    YanıtlayınSil
  5. Anonim22/9/19

    bu hikayenin devamı nezaman yaynlanacak

    YanıtlayınSil
  6. Bukez uzun bir ara verdim lakin geliyor

    YanıtlayınSil

Göstermiş olduğunuz ilgi İçin Teşekkür ederiz. Yorumlarınız olursa En kısa sürede Cevaplamaya çalışacağız.Sevgiyle kalın.