Yıl 1887 Babaannemin Yaşadığı Sır Dolu Hayatı (2) Yağmurlar yağıp gök gürlediğinde



Yıl 1887 Babaannemin Yaşadığı Sır Dolu Hayatı (2) Yağmurlar yağıp gök gürlediğinde


Günlerden pazar, akşamüstü hava biraz kapalı bulutlu fakat bulutların rengi simsiyah, hafif yağmur yağacak gibi duruyor ve o havanın yağmur yağmadan önceki bunaltıcı halini hala o günki gibi hatırlıyorum. Üst kattaki odamdan bahçenin bir kısmını ve evin üst kat penceresini görüyorum. Bu manzarayı her zaman görüyordum ama konak hakkında hiç bu kadar ayrıntılı bilgiye sahip değildim. Gözlerim pencereye odaklandı, öylece bakıyorum. Bu arada yağmur damlacıkları bizim pencereye vurmaya başladı. Artık gök gürlemeye, yağmurlar yağmaya başladı. Etraf bir anda zindan gibi karardı… O nasıl bir şiddetli yağmur anlatamam. Karşımdaki evin penceresi şimşek çaktıkça parlıyor, neredeyse içi bile gözüküyordu. Ağaç dalları şiddetli rüzgardan bir sağa bir sola sallanıyor karşımdaki pencerenin görüş açısını kapatıyordu. Artık pencereyi bile göremez olmuştum. Bu anlattıklarım bana çok uzun saatler gibi gelse de toplam her şey beş dakika içinde olup bitmiş, yağmur durmuş, artık ağaç dalarlı sallanmaz olmuştu. Hava hafif açmaya başladı. O sırada annemin sesi ile kendime geldim. Aşağıya inmemi söylüyordu. Herkes alt kat salonda toplanmış, yemek için hazırlık yapıyorlardı. Babam her gece olduğu gibi çayını yudumlarken bize hikayeler anlatıyor bizde pür dikkat onu dinliyorduk. O sırada kapımız çaldı, gece gece kim gelir diye merak ettik. Babam kapıyı açtığında Hatice Teyze ile eşi Kemal Amcayı gördük. Hatice Teyze karşı konak ile ilgili bilgileri bize anlatan ve anlattığından daha fazla bilgilere sahip olan en yakın komşumuzdu. Konu, mahallemizin sakinlerinden başladı karşı konağa kadar geldi. İşte ben tam da bunu merak ediyordum. Hatice Teyze’ye dönüp teyze benim odamdaki pencereden baktığımda karşı konağın üst kat penceresini görüyorum hatta bugün yağmur yağdı, şimşekler çakıp etraf aydınlandı ve ben o pencerenin içini bile gördüm dedim.
Bana ‘’Halime kızım bak fazla o pencereye bakma hele yağmur yağdığında hiç bakma çünkü biz senelerdir o evin içinde dışında neler olduğunu hala çözemedik’’ dedi. Daha sonra size anlatacağım siz de bilin biz bunları bilerek büyüdük size neden anlatmayalım diye söylenerek son çaylarını yudumlayıp kalktılar. Hiç unutmuyorum annemin eteğinden tutup anne gel bana sen anlat Hatice Teyze neden böyle söyledi, bilmek istiyorum dedim. Bana tamam anlatacağım ama yarın diğer kızları da çağıralım hem kahve içelim hem de sohbetimizi yapalım şimdi uyuma zamanın diyerek beni odama kadar çıkarttı. Odamdaki yatağım köşede, karşımda duvarda asılı gaz lambası var gözlerim gaz lambasının ışığına takıldı öylece ışığa bakıyorum. Düz yanması gerekirken sanki rüzgar varmış gibi hafif sağa sola yalpa yaparak yanıyor.  Fitilden çıkan ateş sallanıyordu. Yatağımdan doğrulup gaz lambasının yanına kadar gittim, eğildim ateşe bakıyorum. Sallanma yok düz yanıyor tekrar yatağıma yattım uyumadan önceki dualarımı okuyacağım. Ellerimi kaldırıp duamı ederken gaz lambasının ateşi yine sallandı. Yatağımdan fırlayarak ‘’ANNE, ANNE !’’diye bağırarak kapıya doğru yöneldim. Karşımda babamı gördüm ‘’Ne oldu neden bağırdın.’’dediler. Gaz lambasının ateşinin sallandığını söyledim. Babam anneme dönüp bu Hatice ne zaman bize gelse mutlaka birileri bir hayal görüyor. Bak kızların yanında böyle şeyler konuşmayın bir daha dedi ve gitti ben annemi zor ikna ederek yanımda yatması için ikna ettim ve o gece annemle birlikte yattım ama uyuyana kadar gözüm gaz lambasının ateşindeydi ne sağa sallandı ne sola sallandı öylece uyumuşum. Sabah gözlerimi açtığımda annem yanımda yoktu. Gece ben uyanınca kalkmış. Sabaha kadar iyi ki uyanmadan uyumuşum…

Devam edecek……..

3 BÖLÜM İÇİN TIKLA

okuokubil.com

Yorum Gönder

0 Yorumlar