Dolar 17,9309
Euro 18,3013
Altın 1.031,57
BİST 2.795,06
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30 °C
Parçalı Bulutlu

Av Anım

28.12.2018
217
A+
A-
Av Anım

Av Anım

Her düşünen canlının iyi yada kötü bir anısı vardır. Olmaması da imkansızdır. Anılar yaşandıktan sonra insan hayatında yer almaya ve zamanı geldiğinde anlatılmaya yarar. Bir gün şurda bir anım vardı dersin ve anlatmaya başlarsın bu bir trajedi de olabilir komik de olabilir. Ama ne olursa olsun anılar her zaman insan hayatında vardır. Bu benim kendime göre, anı için düşüncelerim. Eğer sizlerinde düşünceleriniz varsa bu bölümde paylaşabilirsiniz.

Peki o zaman şimdi bir anımı paylaşma zamanımın geldiğini hissediyorum.
Avcılık gerçekten bir başka heyecan verici bir spor dalı sanırım. Hayatım boyunca balık tutmamış, eline olta almamış biri olarak arkadaşlarımın ısrarı üzerine bir sabah saat 04.00 de kendimi Hirfanlı barajı yollarında buldum. Tabiki bu turna balığını yakalamak için önce bir dereden gümüş balığı yakalanıyormuş. İki arkadaş ellerinde file ile önce yolumuz üzerindeki derelerden bu gümüş balıklarını yakaladılar ve tekrar yola çıktık bir yandan da kendi kendime bir turna yakalamak için ne kadar uğraş veriyorlar diye de düşünmeden duramıyorum.

Evet baraj göründü, arabaları park ettik. Malzemelerimizi indiriyoruz ama benim için önemli olan sadece mangal bölümü… Sabah sucuk ekmek yeme derdindeyim, arkadaşlar olta misina derdinde. Ben kendi görevim olan çay demleme, mangal yakma, sofra hazırlama gibi işlerime koyuldum. Aradan zaman geçti arkadaşlara sesleniyorum ”sucuk pişti gelinnnn!!!” ufak bir kahvaltı sonrası bu avcılar tekrar oltalarının başına geçtiler dedim ki “Mustafacığım git birde sen bak nasıl yakalıyorlar” insanın karnı doyunca hayat bir başka oluyor ya, gittim yanlarına herkesin suratı bi asık… Nedenide üç saattir bir turna yakalayamamaları… Dedimki;  şu an rahmetle anıyorum Ramazan arkadaşıma bana da bir olta verin ben yakalayayım, benim yüzüme bakıp bir güldüler neyse oltanın iğnesine gümüş balığını ramazan takarak elime oltayı tutuşturdu. Misineyi sıkı sıkı tutup evirdim çevirdim suya doğru fırlattım fırlatmamla birlikte makarayı sarmaya başladım. Allah’ım zor sarıyorum meğer turnayı yakalamışım ama nasıl bağırıyorum. ”Ramazann yakaladımmm!” Tabi bunlar o arada ”hadi be olur mu öyle şey? biz burda üç saattir yakalayamadık sen mi yakalayacaksın?” diyerek alay ediyorlardı ki işin ciddi olduğunu görünce yanıma koştular.

Evet turnayı yakalamıştım ama turna suyun üzerinden ters ters geliyordu. Meğer misineyi fırlattığımda sanırım kalabalık bir turna gurubunun üzerine düşmüş. İğne turnanın kuyruğuna saplanmış :))) Ters geliyor yaklaşık yarım saat gülüşmeler oldu ve hala o anımı gittiğim her piknikte ve toplumda zamanı gelince anlatıyorum. Adı geçen Ramazan arkadaşım için bir fatiha okursanız sevinirim.

Paylaşımlarınız da link veriniz lütfen.

 

Diğer Anılarım Bölümü İçin TIKLAYINIZ

Sosyal Ağlarda Paylaş
ETİKETLER: ,
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

error: Content is protected !!